10.04.2019

CEO’muz M. Gürcan Karakas #TurkcellTeknolojiZirvesi'ndeki panelde konuştu

CEO’muz M. Gürcan Karakas #TurkcellTeknolojiZirvesi'ndeki panelde konuştu

Teknoloji Zirvesi’nde akıllı araçlar,

nesneler, evler ve şehirler konuşuldu

Haliç Kongre Merkezi’nde 10 Nisan 2019’da düzenlenen Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde, CEO’muz Gürcan Karakaş, Turkcell Yönetim Kurulu ve CEO Danışmanı Dr. Mustafa AYKUT’un elektrikli ve otonom araçlar, bağlantılı ve akıllı nesneler hakkında sorduğu soruları cevapladı.

Dr. Mustafa Aykut : Daha önce bu konuda açıklamalarınız olmuştu. Elektrikli, otonom ve ağa bağlı bir araçtan bahsediyorsunuz. Ama gözümüzde canlandırma açısından bir kez daha anlatır mısınız? Nasıl bir araç üretiyorsunuz? Örneğin trafikteki diğer pek çok araç hala konvansiyonelken, otonom araçlar nasıl hareket edecek? TOGG bu aracı ne zaman yollara çıkaracak, Türkiye’nin bu hamleyle kazancı ne olacak?

Gürcan Karakaş: Aslında hepsi tek başlık altında görünse de bu birbirine bağlı üç soruyu özetle şöyle cevaplayabilirim.

Nasıl bir araç üretiyoruz?

İlk olarak 2022 yılının ortasında piyasaya çıkacak, tamamen elektrikli, bağlantılı ve o günün rekabet koşullarına uygun otonom seviyesinde, C segmentinde bir SUV üretiyoruz. Aracın stil aşamasında sona yaklaştık. Önümüzdeki günlerde bitmiş olacak. Şu sıra teknik özelliklerinin tanımlamasını bitirmek üzereyiz. Bu tanımlamayı yaparken 1000’e yakın özelliğin üzerinden gidiyoruz. Ürün gamımızda kullanılacak elektrik elektronik mimarisinin tasarımını da şimdiden yapıyoruz. Bu ürün ya da hukuki anlamdaki eserin fikri ve endüstriyel mülkiyet hakkı tamamen TOGG’a yani Türkiye’ye ait olacak.

Sorunuzun otonom araçlarla ilgili ikinci kısmını cevaplamadan önce, otonom araç nedir, otonom araçların seviyeleri nelerdir onları hatırlatmak isterim;

Araçların otonom olup olmaması, araca sürücünün müdahalesinin seviyesiyle ilgili. Bu seviyeler standartlarda 0 ile 5 arasında tanımlanmış:

0. Seviye / Sıfır Otomasyon: Otomobil tamamen sürücü kontrolünde olup sadece şerit değiştirme uyarı sistemlere sahiptir.

1. Seviye / Temel Sürücü Desteği: Hız ya da yön (steering) kontrolünden sadece birisini araç gerçekleştirmektedir. (örn: adaptif cruise control ya da şerit takipten birisi)

2. Seviye / Kısmi Destek: Belirli durumlarda araç hızlanma / yavaşlama, frenleme ve yön kontrolünde bulunabilir. Şerit değiştirme, otoyoldan çıkma gibi durumlar hala sürücüye aittir.

3. Seviye / Koşullu Destek: Araç ek olarak sürüş çevresini denetleyebilir ve şerit değiştirebilir. Fakat sürücünün gerektiğinde müdahale etmesi üzerine kurulmuştur (örn: Audi A8).

4. Seviye/ Yüksek Otomasyon: Belirli ortam ve durumlarda (belirli yol tipi ve coğrafik alanlar gibi) araç sürücü müdahalesi olmadan gidebilir (örn: Google/Waymo).

5. Seviye / Full Otomasyon: Araç her durumda sürücüden müdahale olmadan gidebilir (seri üretilen mevcut bir araç bulunmamaktadır).

Seviye 3’e kadar aracın sürüşünü sürücü kontrol etmekteyken, bu seviyeden sonra kontrol araca geçecek. Biz 2022’de ilk aracımızı 3’üncü seviye otonom sürüşe hazır olarak geliştiriyoruz. 3.seviyeye hazır bir araç geliştirdikten sonra işin donanım kısmı çözülmüş olacağından bu aracın 4. seviyeye getirilmesi şehirlerin altyapıları, regülasyon ve yol verileriyle bağlantılı olacaktır. Ve tabi ki bu araçları sürecek yazılımı geliştirmek gerekli.

Yeni nesil ağa bağlı otonom araçlarla eski nesil bağlantısız otonom araçlar ve eski nesil araçlar ekonomik ömürlerini tamamlayana kadar bir arada yaşayacaklar. Düzenleyici kurumlar bu konuda gerekli alt yapıyı hazırlayana kadar araçlar sürücü kontrolünde olmaya devam edecek.

TOGG’un ülkemize sağlayacağı katkıya gelince;

TOGG mobilite ekosistemini geliştirirken yazılım ve entegrasyon alanında ülkemizdeki yetkinlikleri de ileriye taşıyacak. Ekosistemde ortaya çıkacak yeni start-up’lar teknoloji üretecek, dolayısıyla ülkemizde teknoloji geliştirmek için yeni bir platform oluşturacak. Bu platform, otomotiv sanayinin dönüşümünde ülkemizin gelişmiş ülkeler arasına katılmasına liderlik edebilecek bir teknoloji dönüşüm projesi olarak da stratejik bir öneme sahip. Bu durumu rakamsal olarak ifade etmek gerekirse; 15 yıl içinde GSMH’ya katkısı 50 milyar Avro, cari açığa olumlu katkısı 7 milyar Avro ve istihdama katkısı ise doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 20 bin kişi olacaktır. Bu hesabın içine ekosistemden kaynaklanacak diğer kazançları dahil etmediğimizi de belirtmek isterim.

İşe sadece bir otomobil projesi olarak bakmadığımızı ayrıca her fırsatta dile getirdik. Başından beri hep “otomobilden daha fazlasını yapmak üzere yola çıktık” dedik Akıllı bir araç üretiyoruz, bu akıllı araç akıllı bir fabrikadan çıkacak. Bu akıllı fabrikanın tasarım ve inşaatına da bu yıl içinde başlıyoruz.

Dr. Mustafa Aykut : Gelecekteki taşıtların 4 tekerlekli akıllı cihazlar olacağı iddia ediliyor. Araçlar, nesneler, binalar kentler birbirine bağlanacak. Bu karmaşık sistemin uyum içerisinde koordinasyonu nasıl olacak? Buna bağlı olarak akıllı otomobillerin etrafında oluşan ekosistemde ne gibi yeni hizmetler ve yeni iş modelleri ortaya çıkacak?

Gürcan Karakaş : Biz bunu ‘araçların akıllı cihaz’ (device) haline gelmesi’ diye tanımlıyoruz. Bugün internet otomobilin içinde, halbuki kısa bir süre sonra otomobiller internetin içinde olacak. Akıllı telefonlarda yaşadığımız dönüşümü mobilite alanında da yaşayacağız.

İçinde bulunduğumuz dönemi teknolojik, sosyal ve hukuki alanda etkileyen üç mega trend söz konusu. Teknolojinin etkilendiği alanda araçlar dönüşüp elektrikli, otonom ve ağa bağlı hale gelmektedir. Buna bağlı olarak sosyal alanda ise karşımıza paylaşım ekonomisi, akıllı ev, akıllı bina ve akıllı şehirler çıkmaktadır.

Düzenleyici kurumları etkileyen kısmında ise korumacılık ile çevre ve emisyon standartlarının giderek içten yanmalı motorları sahneyi terk etmeye zorlamasını görüyoruz. Korumacılıkta Çin bunu en sistemli en derinden ve sessiz yapan ülke olarak dikkat çekici biçimde öne çıkıyor. Çin’de önümüzdeki 10 yılda bu konuda yapılacak olan yatırımın 136 milyar dolardan fazla olacağı tahmin ediliyor.

Giderek aşağı çekilen emisyon oranları da özellikle Avrupa kıtasındaki klasik üreticileri hızlı bir dönüşüme zorluyor. Ama her biri 100 yılı aşkın bir süredir üretim yapan bu markaların da dönüşümü o kadar hızlı olamıyor tabi.

Şu önemli bilgiyi hemen burada söylemeliyim; 2022 yılında Avrupa’da elektrikli araç üreten tek “klasik olmayan” üretici olacağız.

Bu trendin ortaya çıkaracağı yeni hizmetler ve yeni iş modelleri konusuna gelince…

Akıllı araçlarla birlikte, akıllı nesnelerden, akıllı enerjiden, akıllı fabrikalardan, akıllı binalardan ve evlerden söz ediyoruz.

Akıllı şehirlerle beraber şehircilik mevzuatında da ciddi değişiklikler olacak. Eski şirketimde bizim son dönemlerde yaptığımız stratejik projeleri Londra, Monaco ve Madrid belediyeleri ile yaptık.

Her şeyin “akıllanması” trendinin klasik olan ve olmayan otomobil üreticileri için cazip hale gelmesinin kalbinde insanların bağlantılı araçlarıyla seyahatleri sırasında ortaya çıkan verinin diğer akıllı “şeyler”le örtüştürülmesi sonucunda ortaya çıkacak yeni hizmetler ve yeni iş modelleri var.

Şu anda örneğin Çin’de 500 start up var. Bunlardan 2/3’ü işin otomobil kısmıyla ilgilenmiyor. Önümüzdeki 10-15 yılda üyelik bazlı hizmetlerden, konum bazlı hizmetlere, akıllı trafik yönteminden, akıllı şarj sistemlerine yeni bir mobilite dünyası bizi bekliyor. Türkiye’de bu yeni mobilite dünyasını biz oluşturacağız.